Belgrad’ın en önemli tarihi yerlerini gezerken aslında tek bir açık hava müzesinin içinde dolaşıyorsun, kaleler, kuleler, anıtlar, hepsinin arkasında koca koca dönemlerin hikâyesi var.
Kalemegdan ve Belgrad Kalesi
Şimdi Belgrad tarihi dediğimizde akla ilk gelen yer tartışmasız Kalemegdan'dır. Uçsuz bucaksız bir park düşün, içinde kocaman bir kale var. En güzel yanı ne biliyor musun? Girişi tamamen beleş. Sosyal medyada herkesin ağzının suyu akarak övdüğü, o meşhur nehir manzarası ve gün batımı tam da burada. Sırbistan tarihi yerler listesinde her zaman başı çeker.
Tarih boyunca kimse burayı paylaşamamış ve herkes bir taş koymuş. Osmanlıdan kalma kapılar ve Avusturya mimarisi iç içe geçmiş durumda. Bizimkiler (Osmanlılar), Romalılar, Avusturyalılar burada az kapışmamış. Duvarlara, surlara baktığında o yorgunluğu görüyorsun zaten.
Buraya gitmek için harita açmana bile gerek yok. Knez Mihailova caddesini sonuna kadar yürüdüğünde direkt kalenin içine düşüyorsun.
Kaledeki önemli noktalar arasında Pobednik (The Victor) anıtı, Roma Kuyusu, Barut Deposu, Despot Stefan Kulesi, Damad Ali Paşa Türbesi, Zindan Kapı, Nebojša Kulesi, Ruzica Kilisesi ve Askeri Müze öne çıkıyor. Giriş ücretsiz, sadece bazı müze ve özel bölümler ücretli, bütün gün kalede oyalanmak mümkün.
Akşamüstü Kalemegdan’a çık, Pobednik’in oradan Sava ve Tuna nehirlerinin birleşimini izle, hemen yanında çekirdek çitleyen amcalarla aynı manzaraya bak. Sonra aşağı inip Knez Mihailova’da yürüyüşe devam et.
Knez Mihailova Caddesi ve Eski Belgrad Mimarisi
Belgrad tarihi deyince kale kadar önemli bir diğer yer, Kalemegdan’dan Cumhuriyet Meydanı’na uzanan Knez Mihailova Caddesi. 19. yüzyıl mimarisi, eski konaklar, kültür kurumları ve aralara serpiştirilmiş kafelerle, şehrin “klasik Belgrad” kartpostalı tam burada duruyor.
Caddenin etrafında Ulusal Müze, Ulusal Tiyatro, eski oteller ve bankalar gibi hem tarihi hem mimari değeri olan yapılar var. “Belgrad mimarisi” diye merak edenlerin kafasındaki karışık görüntü (Osmanlı, Avusturya-Macar, sosyalist bloklar…) burada biraz netleşiyor. Eski binaların detaylarına bakınca şehrin Avrupa tarafı daha çok ortaya çıkıyor.
Zemun ve Gardoš Kulesi
Gelelim forumlarda insanların en çok birbirine düştüğü, "Abi o kadar yol gidilir mi?" diye tartışılan o yere... Google'da Gardos Kulesi Belgrad ya da klavyede o şekilli harfi bulanların arattığı gibi Gardoš Kulesi yazınca karşına o meşhur kiremit renkli yapı çıkıyor. Kule, Zemun bölgesinde yer alıyor. Zemun zaten Belgrad'ın o ağır, ciddi havasından çok farklı, sanki küçük, şirin bir Avusturya kasabasına gelmişsin gibi hissediyorsun.
"Oraya çıkmaya üşeniyorum, değer mi?" diyen çok. Yalan yok, Gardoš Kulesi'ne tırmanmak biraz bacak kası istiyor. Yokuşu ve merdivenleri çıkarken ufaktan bir nefesin kesiliyor. Ama tepeye varıp o Tuna Nehri manzarasını ve kırmızı çatılı evleri gördüğünde "İyi ki gelmişim" diyorsun. Kuleye çıkmanın ufak bir ücreti var, bence verilir, değer.
Gardoš Kulesi, Zemun’un tepesinde, eski Taurunum kalesinin kalıntıları üzerinde yükselen, 1896’da Macar krallığının bininci yılı anısına inşa edilmiş bir anıt kule.
36 metre yüksekliğindeki kule, dönemin Romantik ve Romanesk karışımı mimarisini taşıyor ve bir zamanlar Macar Krallığı’nın gücünü simgeleyen izleme noktası olarak kullanılmış. Bugün ise Zemun’un tarihi çekirdeğiyle birlikte kültürel miras olarak korunuyor ve kule tepeden Tuna’ya, Yeni Belgrad’a ve şehrin geri kalanına bakan muazzam bir manzara sunuyor.
Aziz Sava Tapınağı: Belgrad’ın Beyaz Kubbesi
Belgrad manzarasına uzaktan baktığında gözüne çarpan o devasa beyaz kubbe var ya, işte orası tam olarak Aziz Sava Tapınağı. Dünyanın en büyük Ortodoks kiliselerinden biri olan bu yapı aslında Sırp halkının en büyük gurur kaynağı.
Dışarıdan bakıp bir iki fotoğraf çekmekle yetinme ve o devasa kapıdan içeri gir. İçerideki o altın rengi mozaikleri ve devasa alanı gözlerinle gör. Merdivenlerden aşağıya, yani o asıl sürprizin olduğu mahzene mutlaka in. Asıl gösteriş ve inanılmaz süslemeler tam olarak o alt katta yatıyor. Katedrale giriş tamamen ücretsiz.
Sen burayı rotanın en sonuna ekle. Akşam saatlerinde gitmek en iyisi. Dışarıda ışıklar yanınca o devasa bina göze daha güzel görünüyor, içerisi de o turist kalabalığından arınmış oluyor. Telefonu çıkarıp rahat rahat birkaç kare yakalamak için en güzel vakit.
Eski Saray ve Diğer Tarihi Binalar
Şehir merkezine döndüğünde o gösterişli binalar seni karşılayacak. Özellikle Eski Saray Belgrad sokaklarında gezerken aniden karşına çıkan altın sarısı detaylarıyla parlayan bir bina. Eskiden kralların yaşadığı bu yer şimdi belediye binası olarak kullanılıyor.
Belgrad’da Kraliyet Sarayı, Beyaz Saray, Eski Saray ve Yeni Saray gibi monarşi döneminden kalma yapılar da şehrin tarihini anlamak için önemli duraklar.
Bu binaların bir kısmı resmi kullanımda, bir kısmı ise rehberli turlarla ziyaret edilebiliyor. Özellikle Kraliyet Sarayı ve Beyaz Saray, Belgrad’ın krallık dönemini görmek isteyenler için ilgi çekici. Knez Mihailova ve çevresinde karşına çıkan eski oteller, banka binaları, Prenses Ljubica Konutu gibi yapılar ise 19. yüzyıl Belgrad’ını bugüne taşıyan daha küçük ama değerli yapılar olarak geçiyor.
Belgrad Mimarisi: Beton ve Zarafetin Çarpışması
Şehirde gezerken insanın kafası fena karışıyor. Bir bakıyorsun, kendini Viyana'da zannediyorsun, kocaman, süslü, Avrupa işi binalar... İki sokak öteye bir sapıyorsun, Sovyetler zamanından kalma gri, devasa beton bloklar üstüne üstüne geliyor. İşte bu tezat, Belgrad mimarisi dediğimiz şeyin ta kendisi. Tarih boyunca şehir o kadar çok yıkılıp yeniden yapılmış ki, ortaya böyle aşure gibi ama bir o kadar da havalı bir görüntü çıkmış.
Özellikle şehrin göbeğindeki Eski Saray civarında dolanırken bu tarihi havayı iliklerine kadar hissediyorsun. Eski Saray dedikleri o heybetli bina, bugün belediye meclisi olarak kullanılıyor. Gece ışıklandırmasıyla falan epey fiyakalı duruyor, önünde fotoğraf çektirenleri illaki görürsün.
Son Söz
Belgrad’da gezilmeye değer yerler, turistik mekanlar ve tarihi yapılar sadece yukarıda sıraladıklarımdan ibaret değil. Çok daha fazlasını keşfedebilirsin. Bunun için Pegasus’un sunduğu en uygun uçak bileti fiyatları ile gezine start verebilirsin. Pegasus internet sitesine tıklaman durumunda uygun fiyatlar anında karşına çıkıyor. Zamanında havalanan ve zamanında varan Pegasus uçuşları, konforlu bir seyahat süreci yaşamak isteyenlerin de ortak tercihi oluyor.